2002-2012 Dış Ticaret Verileri Mukayesesi

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, ihracatın rekor kırdığını ve 10 senede 4.2 kat arttığını söylerken,aynı dönemde 4.6 kat artan ithalatın ihracatı geride bıraktığından ve dış ticaret açığının geldiği noktadan bahsetmemeyi tercih etti.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), 2011 yılı Aralık ayı ve yılın tamamına ilişkin ihracat rakamlarını Ankara’da açıkladı. Düzenlenen basın toplantısında, ihracat rakamlarını değerlendiren Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, 2012’nin, 2011’den daha sıkıntılı bir yıl olduğunu belirterek, Avro Bölgesi’nde hala krizin devam ettiği, ABD’de mali uçurumun hemen kenarından geçici bir şekilde dönüldüğü, Çin’in yeterince büyüyemediği ortamların ve bilhassa Ortadoğu’da ve Afrika’daki siyasi olumsuzlukların, 2012’ye damgasını vuran gelişmeler olduğunu söyledi.

Türkiye’nin de bu olumsuz gelişmelerden etkilendiğini, ancak ekonomi alanında kaydedilen başarılarla tüm dünyadan ayrışan bir ülke olduğunu iddia etti. Bu başarıların neler olduğunu açıklamayan Çağlayan, Türkiye ekonomisinin yılın ilk 9 ayında yüzde 2.6 büyüdüğünü anımsatarak, “Tabii büyüme rakamı, benim açımdan daha da büyüyebilecek bir rakam olarak değerlendirmekle birlikte, diğer ekonomilerle kıyasladığımızda Türkiye, bu konuda da önemli bir şekilde ayrıştı” dedi. Çağlayan, yüzde 2.6’lık büyüme içindeki yüzde 1.7’lik altın ihracatını da görmezden geldi.

Geçmişte muhalefet etmek isteyenlerin, “Sayın Bakan, yalnızca ihracattan bahsediyorsunuz, niye ithalattan bahsetmiyorsunuz?” şeklinde görüş ifade ettiklerini hatırlatarak, ortada saklı gizli bir şeyin olmadığını, artık ihracatla ithalat rakamlarını birlikte değerlendirdiklerini söyleyen Çağlayan, önceden ithalatı söz konusu bile etmediklerini de itiraf etmiş oldu. 2012 yılı ihracatının 151.9 milyar dolara ulaştığını söyleyen Çağlayan’ın basın toplantısı esnasında arkasında bulunan slayttaki 2012’deki ihracatın 2002’ye göre 4.2 kat arttığı görüntüsü, akıllara aynı dönemde ithalattaki artışını da getirdi. Nitekim, 2002’de 52 milyar dolar olan ithalat 2012’yi 240 milyar dolar olarak kapatırsa, 4.6 katlık bir artış söz konusu olmuş olacak.

2002 yılında ithalat 52 milyar dolar, ihracat 36 milyar dolar olmuş ve dış ticaret açığı 16 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. AKP’nin göreve gelmesinin ardından 2003’te dış ticaret açığı 22 milyar dolara, 2004’te 34 milyar dolara, 2005’te 43 milyar dolara yükseldi. 2006’da 54 milyar dolar, 2007’de 63 milyar dolar ve 2008’de 71 milyar dolara tırmanan dış ticaret açığı, 2009’da küresel krizin de etkisiyle 38 milyar dolara gerilese de, 2010’da 72 milyar dolara ve 2011’de de 106 milyar dolara fırladı. 2012’deki dış ticaret açığı rakamı ise yaklaşık olarak 88 milyar dolar civarında gerçekleşecek. İhracatın rekor kırdığı sözleri söylenirken, nedense işin bu kısmı hiç konuşulmamakta.

Bu arada, 2002’de yüzde 70 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı ortalaması, 2012 yılında yüzde 60’ı ancak bulabilmiş durumda.

Rakamlara bakıldığında TİM’in geçen yılın başında belirlediği 150 milyar dolarlık 2012 yılı ihracat hedefi tutturulmuş oldu. Ancak hedefe ulaşılmasında İran’a yapılan ‘külçe altın’ ihracatı etkili oldu. Eğer söz konusu satış olmasaydı, 2012 yılı ihracatı 138 milyar 580 milyon 958 bin dolarda kalacaktı.

TİM’in önceki gün açıkladığı 151 milyar 860 milyon dolarlık ihracat içinde 14 milyar 150 milyon dolarlık “İhracatçı Birlikleri Kaydından Muaf İhracat” rakamı bulunuyor. Bunun yaklaşık 13 milyar 280 milyon dolarını İran’a doğrudan ya da Birleşik Arap Emirlikleri üzerinden yapılan ‘külçe altın’ ihracatı teşkil ediyor. TİM, senelik ihracata ulaşırken TÜİK’in bir ay geriden açıkladığı rakamları esas alıyor. Külçe altın ihracatı TİM’in rakamlarında değil,  TÜİK’in verilerinde yer alıyor.

Yazan: @sasgem

[email protected]