Al Akhbar, Türk-Arap gizli belgelerini yayınlamaya başladı

western-plan-for-syria

Lübnan’ın köklü gazetesi El Akhbar, “Suriye Siber Ordusu” adlı bir birimce ele geçildiğini iddia ettiği bazı belgeler yayımlamaya başladı. Kamuoyuyla paylaşılan ilk iki belgeden biri, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile Katar Veliaht Prensi Şeyh Tamim bin Hamad Al Sani’nin 25 Eylül 2011 tarihinde yaptığı görüşmeye ait.

Üzerinde “Katar Devleti” damgası bulunan belgedeki görüşmede Davutoğlu, muhatabına, Suriye lideri Beşar Esad’dan dert yanıyor. Tutanaklara göre Davutoğlu, “(Esad) muhtemelen göstermelik değişim süreci başlatacak. Ama bu da muhalefeti yok edecek. Bu yüzden kendisine, 2014’e kadar hükümet etme imkânı tanınmamalı” ifadelerini kullanıyor ve aksi takdirde, bunun muhalifler için tam bir yenilgi anlamına geleceğini savunuyor.

“Suriye’yi iflas ettirmeye çalışıyoruz”

Davutoğlu, “Aramızdaki koordinasyon çok önemli. Esad, Çin ve Rusya’nın kendisini desteklediklerini düşünüyor. Önce Suriye’deki bazı kentlerden askerlerini çekme sözü verdi bize. Sonra yeniden saldırı başlattı. Burada şunu söylemekte yarar var. Suriye’deki durum Libya ile aynı değil. Biz Türkiye olarak NATO üyesiyiz ve Esad’a karşı bir harekatı bu çerçevede düşünmüyoruz. Bu konuda tek başımıza hareket etmemeliyiz. Bir dış müdahale Lübnan’da ayrıca İran ve Hamas cephelerinden de tehlikeli sonuç doğurabilir. Her ne kadar 2006 yılında Suriye ile anlaşma yapmış olsak da artık onun hükmü yok. Suriye’de muhalefeti destekliyoruz. Suriye’yi iflas ettirmeye çalışıyoruz. İran ile bu konuyu konuştuk. Bir süre verilmesinden yanayız. Arap ülkelerinin de Rusya ve Çin’e durumu anlatan bir mesaj göndermesi lazım.”

BAKANLIKTAN SES YOK
Türk Dışişleri Bakanlığı belgelerin içeriği ve doğruluğu ya da yanlışlığıyla ilgili bir açıklama yapmadı.

MISIR İLE KATAR GÖRÜŞMESİ
Gazetenin bugün yayımladığı diğer belge, Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ile Katar Başbakanı Hamad Al Sani arasında Eylül 2012’de yapılan bir görüşmeye ait.

Suriye’deki olaylar üzerine yoğunlaşan görüşmede Katar Başbakanı Hamad Al Sani, Rusya’yı Özgür Suriye Ordusu’nun Tartus’taki Rus üssüne saldırmamayı taahhüt etmesine ve devrimden sonra Rus güçlerinin burada kalmaya devam etmesine karşılık Suriye yönetimine destek vermekten vazgeçmeye ikna etmeye çalıştığını anlatıyor.

Yayımlanan gizli belgede ayrıca Katar Başbakanı Hamad Al Sani tarafından Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye Mısır’ın Suriye konusunda daha sert bir politika yürütmesi karşılığında Mısır’a sanayi alanında yatırım yapma sözü veriliyor.

SUUD EL FAYSAL: BAŞARAMADIK.

Öte yandan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Suud el-Faysal karanlık krallığının Suriye ve halkına yönelik dış saldırılarda oynadığı rolün altını bir kez daha çizerek, Suriye’ye karşı bir savaşa girdiklerini, kendi emirleri altında çalışan ve mahkumlardan oluşturdukları silahlı bir gücü kullanmalarına rağmen şimdiye kadar galip gelemediklerini itiraf etti.

Teröristlerin Türk hükümeti tarafından Suriye’ye geçirilmesinden önce askeri eğitim, finansman ve silahlandırma eylemlerine tam destek ve katkı verdiklerini, ancak gelinen noktanın kendilerini henüz tatmin etmediğini ifade etti.

Dış müdahale ve direnişçilere talebiyle yeniden ortaya çıkan Faysal, Teröristlere karşı koyan ve hedeflerini gerçekleştirmesini engelleyen Suriye halkı ve ordusunun direnişini aşmak için çıkış yolu arıyor.

Riyad’ta Arap Ekonomi zirvesinin bitiminde, ‘’muhalefeti silahlandırmak vaciptir’’ demesi ardından, savaşta galip gelmek için daha ne yapılabilir konusunu ele almaya başladı.

Tekfiri ve kiralık teröristlere milyar dolarlar harcayarak Suriye’ye gönderdi. Hatırlarına uluslararası konferanslar düzenledi. Kriz dosyasını Uluslararası Güvenlik Konseyi ve BM Genel Kurulu ve uluslararası bütün platformlara taşıyarak Suriye halkına benzeri olmayan baskı ve yaptırım türlerine sebep oldu.

CLINTON: SURİYE’DE LİBYA’DAN GELEN SİLAHLARI KULLANDIK

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ise, Suriye’deki teröristlerin batının askeri müdahalesinin ardından Libya’dan nakledilen silahları kullandıklarını itiraf etti.

Clinton, Amerikan Kongresi Milletvekillerinin önünde ABD’nin Bingazi Konsolosluğuna yapılan saldırıya değinirken Libya’nın Kaddafi rejimin devrilmesi ardından depolardan çalınan silahları kullanan silahlıların yayıldığı militanlar ülkesine döndüğünü ve bu silahların komşu ülkelere terör eylemleri yapmak amacıyla kaçırıldığını itiraf etti.