Almanlar Yine Merkel mi Diyecek?

almanyaAB Almanya’da 22 Eylül’de yapılacak seçimlere kitlenmiş durumda. AB kurumlarında hayati kararlar Almanya’daki seçimleri sonrasına bırakılmış durumda. AB kurumları Almanya seçmlerini yakından izlerken birliğin geleceğide seçim sonrası oluşacak tabloya göre belirginleşecek. Türkiye-AB ilişkileride yine Almanya seçimleri sonrası şekillenecek. AB Türkiye müzakere sürecinde  22. başlıkla ilgili karar yine Almanya seçimleri sonrası alınacak. Brüksel’deki AB gözlemcileri birliğin Almanya seçimlerine endekslendiğine işaret ederlerken birlğin alacağı önemli kararların seçim sonrasına bırakıldığına dikkat çektiler.

Almanya seçimlere geri sayarken adaylar da kampanyalarındaki son sözleri söylüyor. Kamuoyu yoklamaları halihazırdaki Başbakan Angela Merkel liderliğindeki Hristiyan Demokratlar’ın (CDU) oy oranını yüzde 40 civarında gösteriyor. Merkel, Almanya’daki sistem gereği iki oy hakkı olan seçmenlerin her iki oyuna da talip olduğunun altını çiziyor:

“Ben oy listesinde olmasam da ikinci oyunuzu da bize vererek benim sizin şansölyeniz olmama devam etmemi sağlayacaksınız. Bayanlar ve baylar her iki oy da CDU’ya. Çok çekişmeli bir seçim olacak.”

Merkel hükumetinin koalisyon ortağı Liberal Parti’nin (FDP) Bavyera eyalet seçimlerinde yüzde 5 barajını aşamadan parlamento dışı kalması başbakanın elini zora sokuyor. Liberaller’in bu başarısızlığı genel seçimlerde de sürdürmesi halinde Merkel koalisyon için başka bir ortak bulmak zorunda kalacak.

Hristiyan Demokratların en yakın rakibi Sosyal Demokratlar kamuoyu yoklamalarında yüzde 25’te kalıyor. Partinin adayı Peer Steinbrück ise kampanya boyunca kırdığı potlar ve yaptığı gaflarla eleştiri konusu oluyor. Steinbrück en son Emden’deki mitinginde yumurta saldırısına maruz kaldı.

Ancak başı dertte olan tek parti Sosyal Demokratlar değil. Yeşiller Partisi’nin liste başı adayı Jürgen Trittin’in 1981 yılında Göttingen kentindeki belediye meclisi üye adaylığı sırasında, pedofili kapsamına alınabilecek ilişkilerin cezalandırılmamasını öneren bir seçim programını desteklemiş olduğu ortaya çıktı. Trittin, kamuoyu önünde özür diledi ancak bu özür Yeşiller’i ne kadar kurtarır, bu da sandıkta belli olacak.

Merkel’in Kabusu EUR Karşıtı Parti

INSA’nın hazırladığı ve sonuçları Bild gazetesinde yayımlanan ankete göre Başbakan Angela Merkel liderliğindeki Hıristiyan Birlik (CDU) partisinin oy oranı yüzde 44, koalisyon ortakları Hür Demokratların (FDP) oy oranı ise yüzde 6 seviyesinde bulunuyor.

Böylece koalisyon ortaklarının toplamda yüzde 44 olan oy oranı, sol partilerin toplam oy oranının bir puan gerisinde kalıyor.

Geçtiğimiz haftasonu Bavyera’da yapılan eyalet seçimlerinin ardından düzenlenen anketin sonuçlarına göre, Avrupa karşıtı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin oy oranı seçim barajında, yani yüzde 5 oranında bulunuyor.

Ankette Sosyal Demokratların (SPD) oy oranı yüzde 28, Yeşillerin oy oranı yüzde 8, Sol Parti’nin oy oranı ise yüzde 9 seviyesinde.

Schauble’den AfD’ye tepki

AfD’nin anketlerdeki ani yükselişi, 22 Eylül’de yapılacak genel seçimler öncesinde CDU’yu taktik değiştirerek oy oranını savunma yoluna itti.

Seçim kampanyası süresince AfD’den hiç bahsetmeyen CDU, ortak para birimine karşı çıkan partiyle tartışması için en üst düzey isimlerinden birini, Maliye Bakanı Wolfgang Schauble’yi sahaya sürdü.

Die Zeit gazetesine konuşan 71 yaşındaki siyasetçi, ‘Bu insanlar ‘Euro olmasaydı ekonomimiz daha iyi olurdu’ diyor. Bu iddia tamamen yanlış, hiçbir güvenilirliği yok ve refahımız açısından son derece tehlikeli’ dedi.

Geçtiğimiz Şubat ayında kurulan AfD’nin seçim barajını aşması halinde Merkel’in yeni bir merkez sağ koalisyon kurması imkansız hale gelebilir.

Her ne kadar CDU’nun sandıktan birinci sırada çıkması ve Merkel’in üçüncü kez başbakanlık görevini üstlenmesine kesin gözüyle bakılsa da son iki anket, iktidardaki koalisyon hükümetini muhalefet toplamının bir puan gerisinde konumlandırıyor.

‘Büyük Koalisyon’

CDU ve FDP’nin çoğunluğu sağlayamaması halinde Merkel’in SPD ile 2005-2009 döneminde olduğu gibi tekrar bir ‘büyük koalisyona’ gitmesi gerekebilir.

Berenberg Bank Başekonomisti Holger Schmieding, ‘Almanya’da seçim kampanyalarının son aşaması Şansölye Merkel açısından iyi gitmedi. İvme, biraz [Merkel’in] merkez sağ koalisyonunun aleyhine döndü’ dedi.

Muhafazakar Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi için Allensbach’ın hazırladığı ankette ise CDU’nun oy oranı yüzde 39, FDP’nin oy oranı ise yüzde 6 olarak veriliyor ve merkez sağın oy oranı toplamda yüzde 45 oluyor.

Bu ankette de sol partilerin toplam oy oranı CDU-FDP’nin oy oranından bir puan fazla olarak görülüyor. Ankete göre SPD’nin oy oranı yüzde 26, Yeşillerin oy oranı yüzde 11, Sol Parti’nin oy oranı ise yüzde 9 seviyesinde. Ancak SPD ve Yeşillerin Sol Parti ile koalisyona gitmek istemiyor olması sebebiyle CDU-SPD arasında bir ‘büyük koalisyon’ olasılığı en gerçekçi seçenek olarak öne çıkıyor.

ARD kanalına konuşan Merkel, ‘Almanya’da çoğunluk genellikle küçük bir farkla sağlanıyor. Eğer halk bizi mevcut koalisyona devam etmekle görevlendirirse, çoğunluğumuz ne büyüklükte olursa olsun birlikte yönetme görevini üstleneceğiz’ dedi.

Sonuç Belirsiz

Forsa Yöneticisi Manfred Güllner, Reuters’a yaptığı açıklamalarda AfD’nin muhafazakarlar açısından seçim sonuçlarına gölge düşürebileceğini, çünkü parlamentoya girmesi halinde merkez sağın hükümeti kurabilmek için en az yüzde 47 oranında oy olması gerekecek.

Uzmanlar, göç karşıtı politikaları sebebiyle aşırı sağda da popüler olan AfD’ye desteğin anket sonuçlarındakinden daha fazla olabileceği, çünkü seçmenlerin anketörlere karşı gerçek renklerini belli etmekten kaçınabileceğini söylüyor.

Schauble, ‘Geçmişte sıkışıp kalan bu insanlarla harcayacak vaktim yok’ dedi ve AfD’nin de yakın zamanda diğer ‘tek konuya odaklanan, geçmişe bakan küçük gruplar’ gibi ortadan kaybolacağını tahmin ettiğini söyledi.

Bavyera Seçimlerinde Merkel’in Ortağı Galip Geldi

Almanya’da genel seçimlerin provası olarak değerlendirilen Bavyera eyalet seçimlerinde, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in lideri olduğu Hristiyan Demokrat Birlik Partisi’nin kardeş partisi Hristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) tek başına iktidar için yeterli çoğunluğu sağladı.

Federal hükümetin koalisyon ortağı Hür Demokrat Parti (FDP) için ise seçimler tam bir hüsran ile sonuçlandı. Ekonomi Bakanı Philipp Rösler’in lideri olduğu Hür Demokratlar, yüzde 5 barajını geçemedi.

Merkel şimdi hem partisinin listesi hem de adayları için oy istiyor. Liberaller de bunun farkında:

Almanya’da Federal Meclis’teki 598 sandalyenin yarısı partilerin eyaletlerdeki aday listelerinden diğer yarı ise doğrudan adaya verilen oylarla belirleniyor.

Hür Demokrat Parti (FDP) adayı Rainer Brüderle:

“Sayın Merkel’in iki oya da talip olması gayet anlaşılabilir bir durum. Helmut Kohl dahi ilkinci oyu Liberallere bırakmamıştı. Sadece merkez partilere ait bir hükümet istediğini söylemişti.”

Geleneksel olarak siyasi iktidarı belirleyen partilerden biri de Yeşiller. Fakat Yeşiller yapılan son anketlerde yüzde 10’un altına düştü. Bu düşüşte seçim kampanyalarındaki yüksek kazançlılara kesilen verginin yükseltilmesi yatıyor.

Yeşiller’in genel seçimlerdeki birinci sıra adayı Jürgen Trittin ise endişeli olmadığını söylüyor :

“Normal. Yeşillerin tüm kampanyalarında bu olur. Önce çok yüksek başlanıyor, sonra düşüyor, fakat en sonda yeniden yükseliyor.”

Eğer 22 Eylül’deki sonuçlar Yeşiller açısından da iyi olursa, ki Merkel’in kazanması bekleniyor. Ancak Merkel kazanır da doğal ortağı olarak görünen Liberaller parlamento dışında kalırsa, bu kez çevrecilerle koalisyon ortaklığı gündeme gelecek.

Yeşillerin adayı Katrin Göring-Eckardt bir tarafı siyah bir tarafı yeşil bir koalisyon hükümeti için görüşlerini euronews’a açıkladı:

“Bence bir hükümet istikrarlı bir yapıya sahip olmalı ve üyeleri ortak bir yöne doğru gayret göstermeli. Çünkü farklı yönlere çekiştirilince hiçbir tarafa gidilemiyor. Hristiyan Demokratların o kadar ileri gidebileceği benim hayalime sığmıyor açıkçası.”

Kayda değer bir oy oranı yakalaması muhtemel bir parti de Alman Sol Parti (Die Linke), Die Linke’nin seçimlerde yüzde 9 aralığında oy alacağı tahmin ediliyor. Ancak sol parti seçimler öncesinde tüm koalisyon olasılıklarını dışlayan bir görüntü ortaya koydu.

Alman Sol Parti (Die Linke) Lideri Katja Kipping:
“Saatte 10 Euro asgari ücret belirlenmesi ve işsizlere ödenen sosyal yardım sistemindeki yaptırımların kaldırılması için ısrar ediyoruz. Ayrıca garanti edilen temel ödenek için de bir müeyyide uygulanmamalı. Bu kararların finansmanının da milyonerlere konacak bir vergiyle sağlanmasını teklif ediyoruz.”

Die Linke eski Doğu Almanya asıllılar arasında daha çok kabul görüyor ve bir kamuoyu araştırmasına göre de 3. parti olarak görünüyor. Bekledikleri oya ulaşabildikleri taldirde, SPD, Yeşiller ve die Linke’nin oyu, Merkel’in partisini geride bırakıyor. Ancak bu üç partinin bir koalisyon hükümetinde buluşabilmesi pek muhtemel görünmüyor.

 

germany

 

Seçimlerde Türkler ağırlıklı olarak SPD’yi destekleyecek gibi gözüküyor. Ancak gelişmelere bakıldığında Alman halkının genel olarak Merkel’den memnun olduğu görülüyor. Bu memnuniyetin temel sebepleri, Almanya’nın AB’nin tek büyüyen ekonomisi konumunu koruması, üye ülkelere desteğin karşılıksız yapılmaması konusunda taviz vermemesi gibi konular önde geliyor. Eğer bir sürpriz yaşanmazsa Merkel seçimi kazanacak gibi gözüküyor. Ancak anketlere göre CDU ve CSU hükümeti kuracak çoğunluğa çok az bir farkla ulaşamıyor. Eğer anketlerdeki oy oranları çıkarsa, hükümet kurabilmeleri için en yakın ihtimal Yeşilleri de aralarına almak.

germany1

germany2