Altın Bir Meta mı Yoksa Güvenli Liman mı?

Gold_Demand

Altın, yazılı tarihin başlangıcından bu yana süs eşyası yapımı yanında birçok alanda kullanılıyor. Tarihte bilinen kayıtlara göre Mısır hükümdarları zamanında M.Ö. 3200 yıllarında, altın darphanelerde eşit boyda çubuklar halinde çekilerek para olarak kullanıldı. Au Latince Aurum kelimesinden gelmektedir.

1970’lere kadar da Altın para standardı olarak kullanıldı. Merkez bankaları bu tarihe kadar sadece ellerindeki altın karşılığı para basabiliyorlardı.  Daha sonra bu standart terkedildi.

Altın aslında spekülatif bir yatırım aracıdır. Mesela hisse senedi gibi temettü dağıtmaz veya tahvil gibi kupon ödemeleri yoktur. Bilinenin aksine Altın, küresel krizlere ya da borsalardaki aşağı yönlü hareketlere karşı koruma sağlamaz.

Altın sadece enflasyona karşı koruma sağlar. Profesyonel yatırımcılar da piyasalarda enflasyon riskini fiyatladıklarında Altın’ı tercih ederler.

Altın Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?

Altın alırken, enflasyonun nasıl bir seyir izleyeceğini bilmek gerekir. Çünkü yüksek enflasyon, yüksek emtia fiyatını getirir.

Merkez bankalarının para arzının Altın fiyatlarına yansıması için, basılan bu paraların mutlaka reel sektöre girip fiyatları yukarı çekmesi gerekir. Ancak, para arzı piyasaya girmiyor ve talep oluşturmuyorsa ve dolayısıyla deflasyon riski ağır basıyorsa, Altın fiyatları bu durumdan olumsuz etkilenebilir.

Altın standardının terkedildiği 70’li yıllardan beri, merkez bankaları sınır koymaksızın para basmaktadırlar. Bu para bolluğunun sebep olacağı enflasyon karşısında Altın sınırlı çıkarılabilen bir meta olduğundan fiyatı yükselir.

Altın’ın fiziki talebi, Altın fiyatları üzerinde sınırlı bir etkiye sahip olsa da gözden kaçırılmamalı.

Bunların yanında Amerikan Doları’nın değeri de Altın fiyatı ile ters orantılıdır. Aynı şekilde, faiz oranları ile Altın’ın değeri arasında da ters orantı vardır.

Risk iştahının arttığı dönemlerde, reel ekonomi üzerinde kaygılar azalacağından, yatırımcılar  tahvil veya hisse senedine kayarlar. Bunun tersi durumda, yani risk iştahının azalması ise her zaman Altın’a yönelim getirmez. Likidite krizi ihtimalinden dolayı yatırımcılar ABD Doları’nı tercih edebilirler.

Savaş ise, Altın’ın en sevdiği olaydır.

2011 verilerine göre, en çok Altın talebinde bulunan ülkelerin dağılımı aşağıdaki grafikteki gibidir.

Son zamanlarda, ekranlarda Altın bir yatırım aracı değildir diyenlere şahit oluyoruz. Hattâ, “Altın alacağınıza hisse senedi alıp, on yıl bekleseniz daha çok kazanırdınız” diye ahkâm kesenler var. Altın, çok riskli bir yatırım aracıdır, bu doğru. Ancak, örneğin aldığınız banka hissesi, banka battığında çöp olur. Aynı şekilde tahvilde de bu tip riskler vardır. Altın’ın en güzel yanı, arkasında batma ihtimali olan bir şirket veya ülke yoktur. Altın, hepsinin üzerindedir ve bin yıl geçse de Altın yine Altın’dır. 3A notu verilen varlıkların bir gecede nasıl çöp olduğunu unutmamak gerekir.

Aşağıdaki tabloda, 2008 yılından bu yana hangi yatırım aracı ne kazandırmış, ne kaybettirmiş açıkça görülüyor.

Son söz: Herşeyin Amerikan Doları ile alınıp satıldığı bir dünyada, nasıl ki “ABD Doları bir yatırım aracı değildir” iddiası komikse, dünya varoldukça Altın da güvenli bir yatırım aracı olarak kalacaktır. Tüm mesele, alacağınız seviyeyi bilmekten geçer.

Altın, diğer değerli metaller ile birlikte hareket eder, hattâ diğer değerli metallerin fiyatında belirleyici bir rol oynar.

Altın Yatırımı Nasıl Yapılır?

1.     Vadeli piyasalar: Yurt dışındaki future piyasası aracılığı ile 4 değerli metalin vadeli kontratları alınıp satılabilir. VOB’da da altın kontratı işlem görmekte ancak hacimler yurt dışı ile karşılaştırılınca çok düşük kalmaktadır. Türkiye’de olması nedeni ile VOB kimi yatırımcılara cazip gelebilir. Yurtdışında işlem yapabilmek için Türkiye’de yurt dışı vadeli borsalarında işlem yapma izni olan herhangi bir aracı kurumda hesap açabilir. Hesap açacak yatırımcılar komisyon ücretlerine bakıp kendilerine en uygun kurumu seçebilir.

2.   Fonlar: Artık Türkiye’de de Borsa Yatırım Fonları (BYF) aracılığı ile hisse senedi alır gibi IMKB’den senetleri alınıp satılabilir. Yurt dışında da Exchange Traded Fund (ETF) denen BYF’ler aracılığı ile çok çeşitli kaldıraçlarda ve portföylerde değerli metallere yatırım yapılabilir. Yurtdışında işlem gören fiziksel altın fonu (kodu:GLD), fiziksel gümüş fonu(kodu:SLV), fiziksel platinyum fonu (kodu:PPLT), fiziksel paladyum fonu(kodu:PALL) bulunur.

3.   Fiziksel Alım: Altın ve gümüşü fiziksel olarak satın almak kolaydır. Gerek süs eşyası şeklinde, gerek kuyumculardan aldığımız çeyrek,yarım,tam altın ya da gram  şeklinde fiziksel yatırım yapılabilir. Paladyum ve platinyuma fiziksel yatırım ise maalesef zordur.

4.   Kaldıraçlı Piyasalar – Foreks : Kaldıraçlı piyasaların en büyük riski, adından da anlaşılacağı üzere kaldıraçlı olmalarıdır. Altın için en riskli yatırım alanı, kaldıraçlı piyasalardır. Kaldıraç oranı (1:400’e kadar çıkabilir) bütün paranızı kaybetmenize sebep olabilir. Foreks piyasasının bir diğer riski, işlem girdiğiniz yönün aksine hareket olduğunda, anaparanızın eksiliyor olmasıdır. örneğin, Alış yönlü işlem girdiniz ama, Altın düşmeye başladı. SL seviyenize kadar, kaldıraç oranınız nispetinde ana paranız eksilir.