CHP, Erdoğan’ın Ekonomi Üzerine Yalanlarını Açığa Çıkardı

image

CHP’de Ekonomi Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak’ın koordinasyonunda hazırladığı 101. Ekonomik Görünüm Raporu’nda, Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan’ın seçim sürecinde gazetelere ekonomideki genel durumla ilgili verdiği ilanlarda yer alan iddialar değerlendirildi. İlan başlığı dışında yer alan 15 cümlenin neredeyse tamamının yanlış ya da eksik bilgi içerdiğinin belirtildiği raporda, “Yanlış bir kez olursa bunun adı hatadır. Ancak aynı metinde yanlışlar arka arkaya tekrarlanırsa bunun adı katmerli yalandır” denildi. Rapora göre Erdoğan’ın ilanlarında yer alan 12 iddiaya karşı ekonomideki durumu ortaya koyan 12 gerçek şöyle:

Yalan 1: (İstikrarın ve Büyümenin Güvencesi) Türkiye’nin çok partili yaşama geçtiği 1946 yılı ile AKP’nin göreve geldiği 2002 arasında ortalama büyüme hızı yüzde 5.1 idi. AKP’nin iktidarda olduğu 2003-2013 döneminde ortalama büyüme hızı ise yüzde 4.9 oldu.

Yalan 2: (Refah halka yayıldı, adil paylaşımın önderi oldu) TÜİK rakamlarına göre Türkiye’de nüfusun 56’sı (41 milyon 300 bin kişi) sofrasına iki günde bir, tek bir kap et yemeği koyamıyor.

Yalan 3: (İnsanı merkeze aldı) AKP göreve gelmeden önceki 27 yılda devletin faiz ödemesi 251 milyar dolardı; son 11 yılda devletin ödediği faiz 367 milyar dolara ulaştı.

Yalan 4: (Demokrasiyle birlikte ekonomi de güçlendi) Türkiye’nin üyesi olduğu OECD, Dünya Bankası, Uluslararası Finans Enstitüsü gibi uluslararası kuruluşlar, Türkiye’yi en kırılgan ekonomi listelerinde başa koymaya başladı.

Yalan 5: (İhracat rekorlar kırdı) Cumhuriyetin kurulduğu 1923’den 2002’ye kadar Türkiye ekonomisinin verdiği toplam dış ticaret açığı 247 milyar dolarken; 11 yılda verilen toplam dış ticaret açığı 687 milyar dolara ulaştı.
Yalan 6: (Kişi başına gelir artarak 10 bin doları geçti) Türkiye’de kişi başına gelir “ucuz döviz kuru” ve “enflasyon” ile hormonlanarak 2008’de 10 bin doları aştı. O tarihten bu yana ise 10 bin dolar tuzağına takıldı kaldı.

Yalan 7: (Merkez Bankası rezervleri 28 milyar dolardan 136 milyar dolara çıktı) 2002 yılında her 100 dolarlık kısa vadeli dış borç ve cari açık için TCMB kasasında 166 dolar rezerv varken, 2014 Mayıs ayı itibariyle her 100 dolarlık kısa vadeli dış borç ve cari açık için TCMB kasasında yalnızca 71 dolar döviz rezervi var.

Yalan 8: (IMF’ye borcumuz kalmadı, şimdi IMF’ye borç veriyoruz) 22 milyar dolarlık IMF borcunu ödemekle övünen statükonun adayı, Türkiye’nin dış borcunu üçe katladığını söylemiyor. Ayrıca IMF’ye borç değil söz verildi.

Yalan 9: (Ekonomi ayağa kalktı) Ekonominin başındaki Başbakan Yardımcısı’na göre Türkiye’nin, “işgücü piyasası, eğitim, enerji, hukuk, iç tasarrufların artırılması” gibi alanlarda reform ihtiyacı var.

Yalan 10: Büyüme istikrar kazandı: (Gerçek eşittir “Yalan 1.” )

Yalan 11: (2023 hedefimiz en büyük 10 ekonomiden biri olmak) Türkiye ekonomisi 1980’den bu yana dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biridir. Bu nedenle Türkiye 1999’da G-20’ye kabul edildi.

Yalan 12: (Değişimin lideri Erdoğan) Bu iktidar 12 yıllık görev süresinde devletin her köşesine sindi. İktidar “statüko”, iktidarın lideri de “statükonun lideri” haline geldi.

Türkiye’nin sırtına yük.

CHP’nin raporunda Türkiye’nin daha kucaklayıcı, vatandaşına hesap veren, şeffaf bir yürütme organına, yürütme organını gerçek manada dengeleyen ve denetleyen yasamaya; etkin ve adil çalışan bir yargı sistemine ihtiyacı olduğu vurgulandı. Raporda, Türkiye’de aşı ve işi artırmanın yolunun yıpranan kurumların, esnetilen kuralların tamir edilmesinden geçtiği vurgulanarak şu ifadelere yer verildi: “10 Ağustos’taki cumhurbaşkanlığı seçimi bu yolda önemli bir fırsattır. Hukukun üstünlüğünü koruyup, kollayacak; kurumlar arasında eş güdüm ve uyumu sağlayıp, gözetecek, parlamenter demokrasiyi savunan ve sistemin eksikliklerini gidermeye yardımcı bir Cumhurbaşkanı bu topraklara yatırım ve iş ekip, “ekmek” hasat edilmesine önemli katkı sunacaktır. Aday Erdoğan, Türkiye’nin sırtında artık bir yüktür. Türkiye bu yükten kurtulma fırsatını 10 Ağustos’ta kullanmalıdır.”