Erdal Sarızeybek: Paris’teki PKK İnfazı Siyasi Bir Tezgah

erdal

Önceki gün Halk TV’de Aydoğan Kılınç’ın Haber Kanalı programına konuk olan Erdal Sarızeybek, gündeme dair çok çarpıcı tespitler ve açıklamalarda bulundu. Aşağıda bu açıklamaların bir kısmını okuyabilirsiniz. Konuşmanın tamamı Youtube sayfamızda izlenebilir.

1993’teki 33 askerimizin şehit edilmesi de siyasi bir tezgahtır ve akabinde siyaset değişmiştir.  1991’de Çekiç Güç’ün, Barzani bölgesinde 20.000 kişilik, adı PKK olan silahlı güç kurduğunu Özal ve Bitlis Paşa’ya Şemdinli’de ben söyledim. 3 Ekim 1992’de Türk ordusu yakın Türk tarihinin en kapsamlı kara harekatını K.Irak’a başlattı. Harekatın başında Eşref Bitlis vardı.

Harekat başladığında ABD, Ege’de tatbikat yapan muavenet zırhlımızı bu harekatı engellemek için vurdu.

Ocak’ta ABD’nin Çekiç Güç planını açığa çıkaran Uğur Mumcu’yu öldürdüler. Şubat’ta da Eşref Paşa öldürülünce, Özal Lübnan’da Talabanı ve Öcalan ile birlikte PKK ile ateşkes ilan etti.

Eşref Bitlis’in harekatında büyük yara alan PKK, bu ateşkes ile birlikte toparlanma sürecine girdi ve K.Irak’ta başlayan terör hareketi, 93’teki 33 şehit hadisesiyle birlikte Türkiye topraklarına kaydı.

Hrant Dink olayı da siyasi komplodur. Siyasi komplo cinayetleri, toplumu ve siyaseti yeni bir sürece hazırlamak için küresel güçler tarafından hazırlanır. Faili belli olduğu halde cinayet çözülemedi. Çünkü arkasında küresel güçler vardır. O cinayet üzerinden tam 5 yıl Ermeni propagandası yapıldı ve akabinde AKP hükümeti İsviçre’de Ermenistan ile protokol imzaladı.

PKK’nın arşivlerinde hangi eylemleri kimin yaptığı tek tek kayıtlıdır. Paris’teki 3 PKK’lı teröristin failini arayanların, 11.000 askerimizin şehit edilmesinin faillerinin de çıkarılması için ne hükümet, ne medya tek kelime etmiyor.

Paris olayı bir PKK propagandasıdır. PKK’yı sanki mazlum bir örgüt gibi göstermeye yönelik plandır. Habur gösterisinin bir yenisi bu kez Diyarbakır’da bu 3 teröristin cenazesi ile yapılarak, PKK hareketinin bir halk hareketi gibi lanse edilmesi sağlanacak.

Terör örgütüyle görüşmek anayasal bir suçtur. Buna rağmen AKP hükümeti bu görüşmeleri sürdürüyor. İşte çizilmeye çalışılan bu tablo, halkın bu görüşmelere karşı tepkisini sakinleştirmek ve yeni anayasa süreci adı altında ülkeyi bölmek adına zemin ve kamuoyu oluşturmak içinkullanılıyor.

7 bin yıllık tarihimizde şehit katillerinin davul-zurnayla karşılandığına hiç şahit olmadık. Muhalefet partileri de, başta CHP ve MHP milleti sokağa döküp bunun hesabını AKP hükümetinden sormalıydı ama yapmadılar.

Ergenekon harekatı-düzmecesi, Türk milletinin Anadolu topraklarından sökülüp atılması planının devamıdır.

Sevr sonrası bizi silahla yenemeyenler, kendi kurdurdukları ve lojistik destek verdikleri PKK eliyle ülkeyi parçalamaya çalışıyorlar.

Cumhuriyet kurulunca Atatürk, Cumhuriyet fazilettir, insanlarımız kendi özgür hür iradesiyle yaşayacaktır. Cumhuriyette beylik, ağalık, şeyhlik yoktur. dediği zaman 500 yıldır hüküm süren bu ağalar isyan etti. Kürt isyanı denilen isyanların çoğu ağaların isyanıdır. Ahmet Türk, Mardin’in derebeyi, Dengimir Mehmet Fırat, Adıyaman’ın derebeyi..

Çok partili hayata geçtiğimizde, siyaset yapıcıların hepsi ağalarla, şeyhlerle anlaşarak oy avcılığı yaptılar ve Atatürk’ün çizdiği yoldan ayrıldılar.

Emperyal ülkeler, işbirlikçi hükümetlerle hedef aldıkları ülkenin, özelleştirme ile kaynaklarını, özel okullarla yeni nesli ele geçirip, etnik veya mezhepsel kavgaları körükleyerek ülkeyi bölüyorlar. Türkiye’de de bu işi Özal dönemiyle başlatıp, AKP eliyle gerçekleştiriyorlar ve maalesef son aşamaya gelindi.

Türk askerine, terörden menfaat sağlıyor iftirasını atmak en büyük alçaklıktır. Biz Özal ile başlayan süreçte siyasilere güvendik ve dağda teröristlerle mücadele ettik ve gördük ki siyasiler bizi aldatmışlar.

Biz teröristle mücadele ederken, siyasi hükümetler teröre destek oldular ve halen de oluyorlar. Bir terör örgütünün başı nasıl olur da yattığı yerden örgütü yönetebilir? Para kaynakları İsviçre’de olmasına rağmen bu kaynakları kurutacak en ufak bir adım atmıyor AKP hükümeti. AKP siyaseti açıkça PKK ile işbirliği yapıyor.

Suriye’nin parasını terör diye donduruyorsun, ama İsviçre’deki PKK terör örgütünün parasının peşine düşmüyorsun.

“Analar ağlamasın” söyleminin temelinde başka şeyler var. Müzakerelerin sürdürülmesi sürecine halkın sıcak bakması sağlanacak. Akabinde ise, K.Irak’taki 10 bin teröristi af ile Türkiye’ye getirecekler. Terör bitiyor imajı verilecek. Ancak yerel yönetimler yasasıyla ortaya çıkarılacak federasyon benzeri yapı ile, Doğu ve G.Doğu’nun kontrolü elden çıkarken, yeni anayasa süreci ile birlikte bölünme projesi hayata geçirilmiş olacak. Af ile ülkeye giren teröristler de bu özerk bölgenin silahlı gücü olacaklar.

Özal, kendi döneminde Irak meselesinde bir koyup üç alacağız teraneleri okuyordu, ne aldık? Koca bir hiç. Saddam diktatör, halkına zulüm ediyor çığlıklarıyla Irak’ı bölenlere destek oldu. Bugün de aynı şeyi Erdoğan yapıyor. Esad diktatör, halkına zulüm yapıyor diyerek yine batılı güçlerin emellerini gerçekleştirmesine yardımcı oluyor. Bu kez de yeni Osmanlıcılık masalıyla uyutuyorlar bizi.

İncirlik’te yılbaşında ABD askerlerinin cami basıp, Kur’an ve bayrak yırtmaları konsuna da değinen Erdal Sarızeybek’in röportajının tamamını Youtube sayfamızda izleyebilirsiniz. İzlemek için TIKLAYINIZ