Kurtarıcı “Yeni Ekonomi” Elektrikli Otomobil Çağı Mı?

Yeni Ekonomi (the New Economy), yeni çıkan teknolojilerin süregelen ekonomiye etkisini tarif eden bir deyimdir. Kapitalist sistem hem kendi krizinin sebeplerini hazırlarken, hem de yeni çıkış noktaları da bulmayı becerebildi bugüne kadar. Bu sebepledir ki “sistem çöktü” denildiği anlarda bile “yeni ekonomi”lerle tekrar ayağa kalkmayı başarabildi. Gün geçtikçe daha küresel hale gelen iktisadi yapı, bu kez de “elektrikli otomobil” “yeni ekonomi”siyle ayağa kalkabilecek mi?


Birinci Dünya Savaşı’nın tek kazananı ABD’de 1920’lerde otomobil, kimya, kauçuk, aluminyum ve petrol gibi yeni sanayi alanlarında üretim artarken, 1918’den beri müttefiklerine verdiği borçlar sayesinde dünya Altın stoklarının önemli bir bölümünü de ele geçirmişti.

Ancak üretimdeki artış hızı, ücretlerdeki artış hızından 7 kat fazlaydı. Henry Ford “Günde 5 dolar” sistemini keşfetti. Günde 5 dolarla herkes araba sahibi olabilecekti.

Evet, 1920’lerin yeni ekonomisi otomobil üretimiydi.

Elektriğin evlere girmesiyle bunu beyaz eşya ve radyo da yeni ekonominin merkezindeydi.

29 krizi patlak verdiğinde ABD’de sadece ödenmemiş otomobil kredi taksit koplamı 1.4 milyar dolardı.

Akabinde 2. Dünya Savaşı patlak verdi. Savaş bittiğinde her yer harabeye dönmüştü. Bu savaşın da kazananı ABD, 1944’te Bretton-Woods anlaşmasını dayatarak ABD Doları’nı küresel para birimi haline getirdi. Dolar altına, diğer paralar da dolara endekslendi.

1971’de Nixon doları devalüe etmek zorunda kaldı ve ardından Altın Oran’dan vazgeçildi.

Vietnam savaşı, uzay çalışmaları ile emisyon hacmi genişletildi.

1970-73 arasında petrol şirketleri ile üretici şirketler aralarında fiyatın yükseltilmesi için anlaştılar ve petrol krizi patlak verdi.

Sanayi üretimi hızla gerilemeye başladı ve mali yatırımlar arttı.

Mali sektöür 3. dünya ve D. Avrupa ülkelerine büyük miktarlarda borçlar verdiler. Bu borçları çeviremeyen ülkeler tekrar tekrar borçlanmak zorunda kaldılar.

Para tekrar sermaye piyasalarına yöneldi ve 1987’de borsalar tekrar şiddetli bir çöküş yaşadı.

80’li yılların yeni ekonomisi “Golden Boys”ların çağı olarak adlandırılan dönemde çürümüş tahviller piyasasının keşfi oldu. Bu balon da 90’da patladı ve FED bu tasarruf sandıklarını kurtarabilmek için 150 milyar dolar kullandı.

1990’ların yeni ekonomisi ise Bilgisayar ve cep telefonu oldu. Sektör hızla büyüdü. Öyle ki henüz kâr etmemiş Amazon.com’un hisse değeri General Motors’un önüne geçmişti.

1994’te Meksika, 1997’de Tayland ve Endonezya ekonomileri tamamen çöktü.

1998’de Rusya ile başlayan krizde Arjantin iflas etti.

2000 yılı sonunda Amazon.com balonu da patladı. Aynı dönemde Enron skandalı ve ardından 11 Eylül 2001 olayı patlak verdi. 11 Eylül’de dünyadaki bütün şirketlerin toplam değeri 60 trilyon dolar iken, mali yan ürün piyasasının büyüklüğü 400 trilyon doları bulmuştu.

2007’de ABD’de gayrimenkul krizi yaşandı. 2008’de hisse senedi piyasası çöktü. Borsalarda 10 günde 25 trilyon dolar buharlaştı.

Birçok ülke merkez bankaları faizleri aşağı çekti, piyasaya bol likitide sağladılar. Ancak varlık balonları oluşmasının dışında pek de sonuç alamadılar.

Şimdilerde yeni ekonomi olarak elektrikli otomobil çağı konuşuluyor. VW krizi, ortadoğudaki hareketlenmeler belki de petrol fiyatının düşüşü bununla da ilişkilendirilebilir.

G7 zirvesi sonrası liderler bu yüzyılın sonunda fosil yakıt kullanımını sıfırlama kararı aldılar. Fosil yakıt kullanan araçlardan katettiği km başına ek bir çevre vergisi alınması bile gündemde.

Elektrikli otomobillerin seri üretimine geçilecek ve 5 bin avroya herkes elektrikli otomobil sahibi olabilecek.

Ama şarj noktaları? falan diye düşünmeyin. Artık aküler otomobilin tabanına yerleştiriliyor. Lityum-iyon aküler taşıttayken, seyir halindeyken de şarj edilebiliyor. Nitekim İngiltere’de şarj şeritleri(Electric Charging Lane) test aşamasında hizmet vermeye başladı.

     

Bu yeni ekonomi, kapitalist sistemi kurtarabilecek mi? Ya da daha açık ifadeyle Para=Borç olduğuna ve devletlerin, şirketlerin yanında bireylerin de artık borç alacak-ödeyecek hali kalmadığını düşündüğümüzde pek de umutlu olamıyor insan.

“Yeni ekonomi, belli bir dönem boyunca etkisini gösteren bir çevrimdir.”
İktisatçı Harry S. Dent